İstavrit benim için yalnızca İstanbul’da yenen bir balıktır

image

Sabah Yeniköy’de yürüyüş yaparken onbeş yıllık Yeniköy sahildeki balıkçımız Hasan Beyin tezgahının önünde oynayan istavritleri görünceevde balık kızartma fikri korkutsada Hasan bey ayıklayıp vereceğini söyleyince canlı balığın büyüsüne kapıldım. Hasan beyin bana böyle kıyakları vardır. Dostluğumuz kızımın altı aylıkken balık yemeğe başlamasına dayanır. Balık yemeye yeni başlayan bebek için on iki adet dil balığı aldığım günlere…

image

Deniz suyuyla yıkanmış ve ayıklanmış istavritler yemekten önce yıkayıp tuzlayıp bir süzgeçte süzülmeye bırakılır. Bir  kapta 3-4 kaşık un pirinç sirkesi  ve su ile sulandırılarak cıvık bir karışım hazırlanır. (ben içine bir kaç kaşık votka da atıyorum. kızartmanın tempura gibi çıtır çıtır olmasını sağlıyor) Daha sonra suyu süzülmüş istavritler önce unlu karışıma bulanıp sonra kızgın  zeytinyağına atılarak kızartılır. Kızartma yağına 2-3 yaprak zencefil turşusuda atarsanız balık kızartmasının ağır kokusunuda yok edebilirsiniz ve nefis bir aroma elde edebilirsiniz.

image

Yanında Sarıyer’in taze çıtır çıtır rokasını ince kıyarak ve üstüne domatesleri küp küp doğrayarak hazırlanan salata ile sadece İstanbul’da yiyebileceğiniz muhteşem bir lezzet sunarsınız.

Benim Lezzet sırrım: Ben una bulayıp yaptığım kızartmalarda muhakkak alkol de kullanıyorum. Bu kızartmayı daha çıtır hale getiriyor. Balıktaki en büyük lezzet sırrı ise bence taze satın almak.

Bu Yazı Hakkında Yorum Yapılmamış - "İstavrit benim için yalnızca İstanbul'da yenen bir balıktır"

    Bir Yorum Yaz