Aşure’nin Bereketi

Aşure zamanı geldi. Kız evladı olanın muhakkak yapması gerekir derdi rahmetli anneannem. Her dinde ve mezhepte kendine yer bulan Aşure için bir çok inanış var. Ama hepsinin ortak noktası Allah rızası için yapılmış olması ve hanemize bolluk bereket getireceğine inanılması. En önemlisi de bu zaten.. Gerisi boş. Her evin tadına göre aşuresi farklıdır. Malzeme oranı sevdiğimiz tadlara göre rahatlıkla farklılaşır. Bizim aşuremiz tamamen bizim damak tadımıza göre zaman içinde kıvamını buldu. Anneannemden alıntılarım sabit.

Buğdayı kaynatırken elde ettiğimiz beyazlığı aşure tamamlandığında mümkün olduğunca muhafaza etmeye çalışacağız. Haşladığımız nohut ve fasulyelerin kabuklarını soyacağız. (Bence işin en zor kısmı bu ama bunlar ailemizin aşuresinin olmazsa olmazları) Tabi zaman içinde benim reçellerim, Murat’ın gül suyu da aşuremizin ekstra malzemeleri oldu. Ayrıca sanırım bu sene ekstra bereketli geçecek. Çünkü gerçek işimde bir gelişme oldu ve yaklaşık bir aydır haftada iki günümü gerçekten beni çok tatmin eden bir iş için Gaziantep’te geçiriyorum. Boş zamanlarımıda Gaziantep’in meşhur Almacı pazarında esnafı soru yağmuruna tutmakla geçiriyorum. Almacı Pazarı başka bir uzun yazı konusu notlarımı alıyorum. Tabi bu nedenle de bizim aşure’nin fıstıkları, üzümleri bu sene Gaziantep’ten geldi. Murat’da Mısır Çarşısından nefis bir buğday bulmuş.  Buyrun bizim evin aşuresine…

Aşure işine bir gün önceden başlamak gerek. Benim inancım, aşurenin başında durup neşeyle hazırlıkları yapmak bolluk bereketin en önemli sebebi. Dolayısıyla bizim evde ruh hali uygun olmayan, öfleyen, püfleyen aşure yapılırken mutfağa giremez. Geceden yapılan ön hazırlıklar ve muntazam iş bölümü ile Cumartesi akşamı başlayan Aşure serüveni Pazar günü akşamüstü tamamlandı. Tabi pazar günü komşum Efsane ve kızı Dila yardıma gelince keyfimize keyif katıldı. Neşe ile aşure işini tamamladık. İş güç derken 3 Kasım’ı kaçırdım ama 7-8 Kasım’da aşuremiz yapılmış ve dağıtılmıştı. Hemde tüm lezzeti ile. Allahın bolluk ve bereketi evlerimizden eksik olmasın.

Aşure Tarifi

Ingredients

  • 1 kg - buğday
  • 100 gr. - pirinç
  • 500 gr. - kuru fasulye
  • 500 gr. - nohut
  • 350 gr. - kuru kayısı ; 250 gr. - kuru incir ; 200 gr. - kuru sarı üzüm ; 200 gr. - kuş üzümü
  • 100 gr. portakal marmeladı (ağırlıklı kabukları olan koyuca)
  • 100 gr. - Alıç jelly (isteğe bağlı)
  • 100 gr. - Gül reçeli (isteğe bağlı)
  • 2 adet - çubuk tarçın
  • 2 kg. - toz şeker
  • 1 cup - gül suyu
  • 150 gr. beyaz badem
  • 1 tutam tuz
  • 2 adet - narın taneleri; 100 gr.- file badem; 150 gr.- fındık; 250 gr. - ceviz; 150 gr.- yeşil fıstık; Toz tarçın; Ahududu, Dağ çileği, Blueberry (Üstünü süslemek için isteğe ve zevke bağlı)

Yapılışı

  1. Bir gece önceden; buğdaylar akan sıcak suyun altında ovuşturarak uzun süre yıkanır. Üzerini 4-5 parmak geçecek kadar soğuk su ile bir tencereye konur. Bir taşım kaynatılır. Isındıkça üzerinde oluşan köpükler temizlenir. Fokurdamaya başlayınca hemen süzülür ve akan sıcak suyla iyice durulanır. (Bu arada buğdaylar oldukça şişiyor.)
  2. Yıkanan durulanan buğdaylar aşurenin yapılacağı tencereye alınır. (Buğdaylar bu tencerenin 1/3'ünü kaplamalıdır. Çünkü gece boyu durdukça şişecek, diğer malzemeler eklenince iyice dolacaktır. Bu aşamada kazan boyutunda büyük bir tencereniz yoksa buğdayları iki tencereye bölerek devam etmekte fayda var.)
  3. Aşure tenceresine alınan buğdayların üzerini 4-5 parmak geçecek kadar içme suyu konup yine orta harlı ateşte bir taşım kaynatılır. Kaynama noktasına gelirken üzerinde biriken köpükler alınır. Kaynadıktan sonra altı kapatılıp gece boyu dinlenmeye bırakılır.
  4. Nohut ve kuru fasulyeler yıkanır, geceden suya basılır ve gece boyu bekletilir.
  5. Ertesi gün; suda bekleyip şişmiş nohut ve kuru fasulyeler yıkanıp durulanır. Üzerini 4-5 parmak geçecek kadar soğuk su konup, ayrı tencerelerde çok yumuşayıp dağılmaması şartıyla pişirilir. Süzülür soğuduktan sonra kabukları ayıklanır.
  6. Kuru kayısı, kuru incir, kuru sarı üzümler ve kuş üzümleri temizlenip yıkanır ve ayrı ayrı pişirilmek üzere küçük tencerelere konur üzerlerine 2 parmak geçecek kadar soğuk içme suyu ilave edilerek en az 2 saat bekletilir.
  7. Gece boyu iyice şişmiş buğdayların üzerine yıkanıp iyice durulanmış pirinçler ilave edilip orta harlı ateşin üzerine konur. Buğdaylar sabaha kadar içinde beklediği suyun tümünü çekmiş ve iyice şişmiş olduğundan yine üstünü 4-5 parmak geçecek kadar soğuk su ilave edilir. Tencerenin kapağı açık olarak, arada köpüğünü alarak ve karıştırarak orta ateşte pişirmeye başlanır. (arada ateşin altını daha da kısmak ve karıştırmak gerekebilir. Çünkü bu şekilde 4-5 saat pişmesi gerekecek ve dibinin tutmaması çok önemli)
  8. Her buğdayın aşureye dönmesi cinsine göre farklılık gösterir ama yaklaşık 4-5 saat pişmesi gerekiyor. Buğdaylar beyaz çok sulu lapa kıvamına geldiğinde aşuremiz olmuş demektir.
  9. Buğdaylar piştiği sürece ocakta kaynayan içme suyu bulundurmakta ve suyu bitmeye yüz tutarken arada eklemekte fayda var. Çünkü aşurenin muhallebi kıvamında olmaması gerekiyor. Kaplara dökerken sulu kıvamda olmalı. Soğudukça iyice katılaşacağından ateşten alındığında muhallebi gibi koyu olursa soğuduğunda beton gibi olur. Eğer fazla pişirdiyseniz sıcak su ile sulandırdıktan sonra kaselere dökün.
  10. Buğdaylar 3 saat piştikten sonra karıştırırken gül suyu arada ilave edilerek buğdaylara yedirilir. Suda beklemiş, şişmiş kayısılar küçük parçalara bölünür. Yine suda beklemiş incirlerin çekirdekleri temizlenip, küçük doğranır. Kesilen incirler ve kayısılar içlerinde bekledikleri suya geri koyularak bir taşım kaynatılır. Aynı şekilde sarı üzümler ve siyah üzümler de içinde bekledikleri suda bir taşım kaynatılır.
  11. İncir ve kuş üzümünün suları süzülüp siyah suyu atılır. (Aksi halde aşurenin rengi kararır.)
  12. Buğdayın aşure kıvamına gelmesine yakın (iyice beyazlaşıp sulu halde iken, yaklaşık ateşten almaya yarım saat kala) kuru fasulye ve nohut aşure tenceresine katılır. Ondan 10 dakika sonra da kayısı ve üzümler kaynadıkları suları ile birlikte aşure tenceresine eklenir. İstediğimiz tada göre reçeller ve çubuk tarçınlar ilave edilir.
  13. Aşure tam kıvamını bulunca beyaz badem, incir ve kuş üzümleri katılır. Hemen arkasından en son olarak şeker ilave edilip sürekli karıştırarak iyice aşurenin içinde erimesi ve dağılması sağlanır ve altı kapatılır.
  14. Çubuk tarçınlar içinden çıkartılıp hafif ılınınca kaselere paylaştırılır.
  15. Aşureler soğurken; 180 C ısıtılmış fırında bir pişirme kağıdının üstüne ayrı ayrı bademler, fındıklar, fıstıklar ve cevizler konarak hafifçe kokusu çıkana kadar 15 dakika fırında kavrulur. (Bu esnada renkleri değişmeyecek)
  16. Fındıklar ve cevizin yaklaşık 100 gr. lık kısmı rondodan geçirilerek cevizli, fındıklı toz karışım yapılır. Yeşil fıstıklar rondodan geçirilerek yemyeşil bir un yapılır.
  17. Soğuyan aşurelerin üstüne önce toz tarçın serpilir. Sonra ceviz-fındık karışımı yayılır. Cevizler bolca ve iri iri dağıtılır. File badem, yeşil fıstık ve nar taneleri zevke göre istenilen miktarda yerleştirilir.
  18. Ben meyve tadı sevdiğimden en üstüne ahududu, yabani çilek ve blueberry de koydum. Zevkle, keyifle, bereket dualarıyla komşularımıza, çalışanlarımıza dağıttık.

MutfakMasam'ın İpucu

MutfakMasam'ın aşuresinin en önemli kısmı malzemelerin zevkle, keyifle seçilmesi.. Cevizlerin, bademlerin, fındıkların, fıstıkların kullanmadan önce hafifçe kavrularak tazelenmesi, kullanılan reçeller ve marmeladlar... (Biz gül tadını çok sevdiğimizden gül reçeli dışında gül familyasından olan yeni yaptığım Alıç Jelly'sini de aşurede kullanıyorum. Siz isterseniz bu reçel kısmını pas geçebilirsiniz ama portakal reçelinin kabukları ayrı lezzet veriyor benden söylemesi. Reçel tariflerime bir göz atın derim. Bu malzeme ile 50 porsiyon aşure yapıldı.

Bu Yazı Hakkında Yorum Yapılmamış - "Aşure'nin Bereketi"

    Bir Yorum Yaz